24 Temmuz 2019 Çarşamba

TCMB KAÇ PUAN FAİZ İNDİRMELİ ?

25 Temmuz Perşembe günü Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, piyasadaki kısa vadeli faiz oranlarını belirlemek için para politikası kurulunu toplayacak. Bu tarih Türkiye ekonomisi için bir dönüm noktası olabilir. Türkiye ekonomisini büyüme odaklı bir görünüme kavuşturmak ve toparlanmaya katkı sağlamak amacıyla Merkez Bankası’nın faiz oranlarında indirime gideceği öngörülüyor. Bununla birlikte, "Merkez Bankası ne kadar faiz indirecek?" sorusuna cevap aranmaya devam ediliyor. Merkez Bankası’nın hedeflediği faiz oranına hangi değişkenleri baz alarak ulaştığını ve nasıl bir yöntem kullandığını açıklayarak başlayalım.

Faiz-Enflasyon ilişkisini incelediğim yazımda merkez bankalarının karar alırken Taylor Kuralı’nı kullandıklarından bahsetmiştim. Bu kural merkez bankalarına ülkelerinin ekonomik durumlarına göre ne yapmaları gerektiği konusunda bilgi verir. Kısaca açıklamak gerekirse, kural ekonominin ısındığı yani enflasyon ve büyüme oranlarının normalin üzerine çıktığı zamanlarda faizi artırmanın, ekonominin soğuduğu yani enflasyon ve büyümenin normalin altına indiği zamanlarda ise faizi düşürmenin faydalı olacağını savunuyor. Eğer ekonomi enflasyon yüksek iken düşük bir büyüme deneyimliyorsa işler biraz karışıyor; fakat Taylor Kuralı stagflasyon durumundaki ekonomiler için de çözüm önerisi getiriyor. "Türkiye olarak şu an içinde bulunduğumuz ekonomik ortamda hangi faiz oranını uygulamalıyız ki doğru karar vermis olalım?" sorusunu cevaplarken denklemimizi kuralın stagflasyon durumundaki ülkeler için tavsiye ettiği öneriye uyarak kuracağız ve kaç baz puan faiz indirilmesi gerektiği sonucuna ulaşacağız.

Denklemimizi hatırlayalım: i=π+r*+απ(π-π*)+αy(Y-Y*/Y)*100. Denklemdeki değişkenlerin ne anlama geldiklerine şu linkten ulaşılabilir: https://sercangelir.blogspot.com/2019/07/faiz-enflasyon-iliskisine-bilimsel-baks.html

Türkiye ekonomisi stagflasyon durumunda olduğu için Taylor Kuralı enflasyon farkı katsayısını küçültüp büyüme farkı katsayısını büyütmemizi öneriyor. Dolayısıyla hedef faiz oranı belirlenirken denklemimize gerçekleşen enflasyonu %15.72, varsayılan denge reel faizini %4.5, gerçekleşen enflasyon ile hedeflenen enflasyon farkının katsayısını 0.3, hedeflenen enflasyonu %5, gerçekleşen büyüme ile potansiyel büyüme farkının katsayısını 0.7, gerçekleşen büyümeyi %0.4, potansiyel büyümeyi %5 olarak alalım.

Hedef faiz oranı = %15.72+%4.5+0.3(%15.72-%5)+0.7(%0.4-%5) = %20.21

Yukarıda görüldüğü gibi Türkiye ekonomisinin önceliği toparlanma olduğundan büyüme odaklı bir faiz oranı belirleyebilmek için enflasyon farkının katsayısını 0.3 olarak girerken büyüme farkının katsayısını 0.7 şeklinde denkleme ekledik ve faiz oranının ne olması gerektiği sonucuna ulaştık. Bu sonuca ve girilen verilere göre içinde bulunduğumuz ortamda kur gibi diğer ekonomik parametreleri bozmadan belirlenebilecek en doğru faiz oranının %20.21 olması gerektiğini söyleyebiliriz. Bu oranı yuvarlarsak faiz oranı %20.25 veya %20 olarak belirlenebilir. Bu oranın daha altında veya daha üzerinde belirlenecek bir politika faiz oranı kur dengesini değiştirebilecektir.

Durum böyle iken önümüzdeki PPK’da Merkez Bankası’nın %24-%20 = %4 kadar yani 400 baz puanlık bir faiz indirimi yapacağı anlaşılıyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder